Loading...
Loading...
Loading...
Pzt-Cmt: 9.00-19.00, Pazar: Kapalı

Sıkça Sorulan Sorular

Saç ekimi işleminde genellikle minimal düzeyde acı ve rahatsızlık hissedilir. Çünkü lokal anestezi uygulanarak işlem sırasında ağrı hissi büyük ölçüde azaltılır. Ancak bazı kişilerde işlem sonrasında hafif bir rahatsızlık veya gerginlik olabilir. Bu tür durumlarda doktorun verdiği talimatlara uyarak rahatlamak mümkündür.

Diş eti kanamaları dişlerin çok sert fırçalanması, diş ipinin çok sert kullanılması veya protezlerin yanlış kullanımı sebepleriyle meydana gelebilir. Bu ve bunun gibi günlük sorunların yanı sıra diş eti kanaması periodontitis, lösemi, vitamin eksikliği ve trombosit eksikliği gibi hastalıkları da işaret edebilir.

Diş Çekimi Kanal Tedavisi İmplant Tedavisi Porselen Diş Tedavisi Ortodonti Tedavisi Diş Beyazlatma Yöntemi Gülüş Tasarımı Zirkonyum Diş Tedavisi Dolgu Periodonti Tedavileri

Tek diş eksikliği bulunan hastalara, Tam ya da kısmi dişsiz hastalara, Çeşitli nedenlere ya da travmaya bağlı diş kayıplarında, Çene ve yüz kusuru bulunan hastalara, Erimiş çene kemiği problemi olan hastalara, Hareketli protez kullanmayı istemeyen hastalara

İmplant diş tedavisi aşamaları, beş alt maddede incelenir. Diş tedavisine başlamadan önce gerekli ön tanıyı yaparız. İşleme geçmeden hemen önce de ağız hijyeninin en iyi şekilde sağlanması amaçlanır. Tedavi için ilk aşama, implantı çene kemiğine yerleştirmektir.Titanyumdan üretilen vidalar, çeneye yerleştirip yaklaşık olarak 1 – 3 ay gibi bir süre implantın çene ile birleşmesini bekleriz. Ardından ikinci aşamaya geçeriz. İkinci aşamada titanyum vidaların üzerine diş malzemesi yerleştiririz. Uygunluğa ve hastanın talebine göre zirkonyum veya porselen dişler tasarlarız. Bu protez dişler ile öncelikli olarak yapıştırma ya da vidalama yöntemleriyle hasta üzerinde prova yapılır. Ardından implantlar tam olarak yerlerine yerleştirilerek tedavi tamamlanır.

Zirkonyum diş kaplama, dişlerin üst kısmına uygulanan bir estetik kaplamadır. Bu kaplama, dişlerin görünümünü değiştirmeyi amaçlar ve dişlerin daha parlak, daha pürüzsüz ve daha düzgün görünmesini sağlar. Zirkonyum kaplama, dişlerin zarar görmesine neden olan çeşitli nedenlerden etkilenmez ve dişlerin doğal görünümünü korur. Ayrıca, zirkonyum kaplama, dişlerin çürümesine ve diş eti hastalıklarına neden olmayan yüksek kaliteli bir malzemedir. Bu nedenle, zirkonyum kaplama, dişleri güçlendirir ve onları daha sağlıklı hale getirir.

All On Four ve All On Six tekniğinde, üst ve alt çene kemiği ayrıntılı biçimde görüntüler. Bu işlemin ardından 4 ya da 6 tane yapay diş kökü yerleştirilmektedir. Bu işlemlerde hibrit protez denen implant üst köprü protezlere de ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu yöntemler sayesinde hiç dişiniz olmasa dahi doğal dişlerin yerine alabilecek düzeyde işlevsel bir diş yapısına kavuşabilirsiniz.

Diş eti çekilmesi veya diş eti hastalığı olarak adlandırılan periodontitis yaygın bir diş problemidir. Diş eti çekilmesi diş etinin diş kökü üzerinden çekilerek kök yüzeyinin açığa çıkmasıdır. Yaşla beraber diş etinin çekilme ihtimali artmaktadır. Çevresel ve genetik faktörlere bağlı olarak genç yaşta çekilmeler de görülebilmektedir. Diş eti çekilmesi tedavi edilmez ise hastaların dişleri sallanmaya başlamakta ve diş kayıpları olmaktadır. Bu nedenle diş eti çekilmeleri çok fazla ilerlemeden tedavi edilmelidir.

Beyazlatma işleminden alınan sonuç, kişinin diş yapısına bağlı olarak değişir ve yaklaşık 6 ay-2 yıl arasında sabit kalır. Tabii ki bu süre kişinin kendisine de bağlıdır. Beyazlatma sırasında ve sonrasında en az iki hafta dişleri boyayan maddelerden uzak durulmalıdır.

Dişlerin ön yüzeylerinden çok az aşındırılarak uygulanan çok ince yapıya sahip porselenlerdir. Lamine kaplama çok ince hazırlandığı için çok yüksek ışık geçirgenliğine sahiptir. Bu yüzden estetik özellikleri doğal dişlere çok yakındır. Porselen Lamina diş kaplamaları ile dişlerden minimum düzeyde bir kayıp ile maksimum düzeyde doğallığın ve estetiğin yakalanması mümkündür.

Dişte meydana gelen çürümeler zamanında tedavi edilmezse çürük derinlere doğru ilerler ve dişte bulunan sinirlerin iltihaplanmasına neden olur. Diş sinirlerinin iltihaplanması kişinin şiddetli diş ağrısı yaşamasına neden olabilir, dişte kararma, sıcak ve soğuğa hassasiyet gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Dişlerin dış kısmında sert olan mine dokusu, iç kısmında ise diş kökü boyunca uzanan damar ve sinir paketinden oluşan bir boşluk yer alır. Dişe canlılık ve hayat veren dokular, dişin merkezindeki bu boşlukta yer alan ve pulpa adı verilen damar ve sinirlerdir. Kanal tedavisi sırasında dişin sert dokusunun içindeki kök kanalı adı verilen doğal boşlukta bulunan yumuşak doku yani pulpa ile diş siniri çıkarılır, dişin içi temizlenir ardından açılan boşluk doldurulur.

Diş dolgusu, dişlerdeki çürümüş bölgeleri veya kırıkları onarmak ve dişin işlevini geri kazandırmak için kullanılan bir dental tedavi yöntemidir. Bu işlem sırasında, diş hekimi zarar görmüş diş dokusunu çıkarır ve bu boşluğu dolgu malzemesi ile doldurur. Dolgu, dişin fonksiyonunu geri kazandırmanın yanı sıra çürümeyi önlemeye ve dişin estetik görünümünü iyileştirmeye yardımcı olur.

Bakteri oluşumuna neden olan diş taşlarının temizletilmesi dişe zarar vermez. Diş temizliği yapıldığında ağızda bakteri oluşmasının önüne geçilmiş olur. Diş üzerindeki plaklar el aletleri ve ultrasonik titreşimli cihazların marifetiyle yapılır. Önyargıların aksine diş taşını ya da plağını temizletmemek dişe zarar verir. Uzun bir süre diş taşını temizletmeyen bireyler, ağızlarında oluşan bakterilerden dolayı diş çürümesi, diş kayıpları ile karşılaşabilirler. Çekilen dişlerin %80i diş çürüklerinden değil, diş eti problemlerinden kaynaklanmaktadır. “Diş temizletmek dişlere zarar verir mi?” sorusunun yanıtı bu noktada ortaya çıkıyor: Diş kaybı yaşamak istemeyenler, 6 aylık periyotlarla diş temizliği yaptırmalıdır. Eğer kendiniz diş taşını temizlemeye çalışırsanız dişe ya da diş etine geri dönüşsüz zarar verebilirsiniz. Yanlış diş beyazlatma uygulamalarının da diş minesine zarar verebileceğini hatırlatalım.

Diş hekiminizin verdiği antibiyotik ve ağrı kesicileri belirtildiği şekilde almak önemlidir. Anestezinin etkisi geçene kadar sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır. İlk gün sadece ılık ve yumuşak gıdalar tercih edilmeli (püre kıvamında), çok sıcak, taneli, asitli, sert gıda tüketiminden uzak durulmalıdır. Kanamayı hızlandırabileceği ve iyileşmeyi geciktirebileceği için en az 24 saat alkol ve sigaradan kaçınılmalıdır. İlk gün kanama olabilir. Hekimin yerleştirdiği tampon 15-20 dakika kadar sıkıca ısırılmalı ve normal olarak yutkunulmalıdır. Tükürüğün ağızda biriktirilmesi ve sürekli olarak tükürmek kan pıhtısının oluşmasını engeller ve kanamanın devam etmesine neden olabilir. Bir veya iki saat geçmesine rağmen kanama artar ve durmazsa diş hekimine başvurulmalıdır. Diş çekiminden sonra mümkünse başın altına yüksekçe bir yastık koyup, dinlenilmelidir. Sıcak banyo yapmaktan, en az iki gün boyunca yorucu aktivitelerden kaçınılmalıdır. Yüksek bir kalp hızı, ameliyat sonrası kanamanın artmasına ve rahatsızlığa neden olabilir. Diş çekiminden 24 saat sonra normal ağız bakımı uygulamalarına devam edilebilir. Ancak, çekim bölgesi etrafında dikkatli olunmalıdır.

Diş işi kullanımı dişler de kullanılan plak ve bakterileri çıkarır. Plak oluştuğu zaman zamanla diş etlerine de etki eder. Bu nedenle düzenli bir şekilde diş ipi kullanmak gerekiyor. Ağız sağlığı için diş ipi kullanmak gerekiyor. Aynı zamanda ağız sağlığının iyi olması birçok hastalığında önüne geçer. Diş eti iltihabı da ancak diş ipi ile önlenir. Sağlıklı olan diş etleri fırçalama yaptığınız zaman veya diş ipi kullandığınız zaman kanıma yapmaz. Diş ipi daha az maliyetlidir. Diş ipi kullanmak diş çürümesinin de önüne geçer. Diş ipi kullanmak hem daha beyaz dişlere sahip olmanızı sağlar. Hem de dişlerin daha sağlıklı görünmesine neden olur.

Bruksizm, çiğneme dışında dişlerin sıkılması ya da gıcırdatılması anlamına gelir. Sıklıkla uyku esnasında ortaya çıkarken, uyanık olunan zamanlarda da bruksizm görülebilir. Genellikle birçok insan, dişlerini sıktığının ya da gıcırdattığının farkında değildir. Diş gıcırdatma, dişlerin birbirine sürtmesi ve çiğneme hareketi yapılmasıdır. Diş sıkma ise dişlerin sıkıca bir arada tutulması ve ileri geri hareket olmadan kasların kasılı kalmasıdır. Gece ya da gündüz diş sıkma görülebilir. Uykuda görülen bruksizm ile uyanıkken görülen bruksizm arasında belli başlı farklılıklar bulunur. Bruksizm yüz ve çene ağrısına, çenede kasılmaya, sertleşmeye ve baş ağrılarına yol açabilir. Uzun vadede dişlerin gıcırdatılması çene eklemlerinde hareket kısıtlılığına, diş ve diş eti rahatsızlıklarına neden olabilir. Diş doktoru tarafından planlanan tedavi, genellikle diş sıkma aparatı, ağız koruyucu veya atel kullanılmasını içerir. Amaç, dişlerde hasarın önüne geçmek ve bruksizme neden olan faktörleri ortadan kaldırmaktır. Bu faktörler arasında başlıca uyku apsesi, yoğun stres ve bazı ilaçlar vardır.

Evet, genellikle ekilen saçlar kalıcıdır. Modern saç ekimi teknikleri, donör bölgeden alınan saç köklerinin, alıcının kafa derisine ekildiği bir işlemi içerir. Bu saç kökleri, genellikle kalıcı olarak yerleşir ve doğal saçlar gibi uzar, dökülmezler. Ancak bazı nadir durumlarda, saç dökülmesi devam edebilir ve ekilen saçlar da etkilenebilir. Bununla birlikte, kalıcı sonuçlar elde etmek için genellikle uzman bir doktor tarafından yapılan ve uygun bakımın sağlandığı bir işlem gereklidir.

Saç ekimi işlemi sonrasında genellikle iz kalır, ancak bu izler zamanla belirsizleşebilir ve daha az fark edilebilir hale gelebilir. Modern saç ekimi teknikleri, daha az invaziv cerrahi yöntemler ve mikrocerrahi teknikler kullanarak izleri en aza indirmeye çalışır. Ayrıca, iyileşme sürecini hızlandırmak ve iz oluşumunu azaltmak için doktorun verdiği talimatlara uygun şekilde bakım yapılması önemlidir. İz oluşumunu minimize etmek için işlem sonrasında dikkatli bir şekilde hareket etmek ve doktorun önerdiği şekilde iyileşme sürecini takip etmek önemlidir.

Evet, modern saç ekimi teknikleri kullanıldığında ekilen saçlar genellikle oldukça doğal görünür. Uzman cerrahlar, ekim yapılan saç köklerini alıcı bölgeye dikkatlice yerleştirerek doğal saç çizgisini ve saç modelini taklit etmeye çalışırlar. Bu, ekilen saçların çevresindeki doğal saçlarla uyumlu bir şekilde birleşmesini sağlar. Ayrıca, saç ekimi işleminden sonra saçların doğal olarak uzamasıyla birlikte, ekilen saçlar giderek daha doğal ve uyumlu bir görünüm kazanır.

Saç ekimi işlemi, genellikle kişinin saç dökülme derecesine, ekim yapılacak saç alanının büyüklüğüne ve kullanılan tekniklere bağlı olarak değişir. Ancak tipik olarak, saç ekimi işlemi birkaç saat ile birkaç gün arasında sürebilir. Öncelikle donör bölgesinden saç kökleri toplanır, ardından bu saç kökleri alıcı bölgeye tek tek ekilir. İşlem sırasında uzman cerrahlar, hassaslık ve dikkat gerektiren bir süreç olan saç köklerini dikkatlice yerleştirirler. Bu nedenle, işlem süresi kişisel faktörlere ve saç ekimi işleminin detaylarına göre değişiklik gösterebilir.

Saç ekimi operasyonu lokal anestezi yada sedasyon etkisinde yapıldığı için acısız olarak yapılabilir. Acısız bir lokal anestezi işlemi için lokal anestezi öncesinde iğnesiz anestezi uygulması yaparak hasta konforunu artırırve acıyı ortadan kaldırır işlem sürecinde herhangi bir ağrı ve acı yoktur.

Saç ekimi operasyonunda ekilen saçlar dökülmez. Çünkü saç ekimi operasyonunda ekilmek için toplanan kökler, fizyolojik olarak dökülme özelliği bulunmayan bölgeden, donör alandan(iki kulak arası enseden) alınan köklerdir. Bu yüzden ekilen saçlar dökülmez.

Saç ekimi ameliyatının hangi teknikle gerçekleştirildiğine bağlı olarak iz riski azalır ya da artar. FUE saç ekimi, saçlar büyümeye başladıktan sonra kolaylıkla kamufle olabilen küçük noktasal seyreklikler olabilir.

Saç ekimi kişinin kendi saç köklerinin kullanılması ile yapılan bir uygulama olduğu için başarılı bir operasyon sonrasında doğal bir görüntü oluşur.Doğal bir görüntü için saç ön hattının doğru tasarlanması ve sıklık ihtiyacına göre doğru metodun seçilmesi gibi tüm süreçler önem arzetmektedir.

Saç ekimi operasyonlarının işlem süresi öncelikli olarak kullanılacak saç ekim yöntemi ile bağlantılıdır. Sonrasında diğer belirleyici faktör ise saç ekimi yapılacak greft sayısıdır.operasyon süreci ortalama 6-8 saat sürmektedir.

Saç ekimi operasyonun ardından 2 ay süre içerisinde ekilen saçlar dökülebilir.Üçüncü aydan itibaren kökler çıkmaya başlar tam olarak sonuç alabilmek için ortalama 6 ile 12 ay aralığında bir zaman dilimine ihtiyaç vardır.

Her mevsim saç ekimi işlemi yapılabilir ve işlem sonasında dikkat etmemiz gereken süreç değişmez. Yaz aylarında ise güneş altında uzun süre kalınmamalıdır.

Kadınlar saç ekimi yaptırabilir. Fakat kadın hastalarda hormon değerlerinden kaynaklı dökülmeler olabileceği için önce hormon testlerİ yapılması gerekmektedir

Ekim yapılacak alanın az olması veya genel seyreklik şeklinde dökülmelerde saçları kesmeden ekim yapmak mümkündür

Saç ekiminin çeşitli yöntemleri vardır. Farklı saç tipleri için farklı yöntemler faydalı olabilir. Safir, Safir+DHI veya DHI kullanılan tekniklerdir sizin için en doğru yöntem ise yapılacak konsültasyon sonrasında belirlenmektedir.

FUE ve DHI arasındaki temel fark, greftlerin saçsız bölgeye yerleştirilme şeklidir. FUE yöntemi sırasında Greftler manuel olarak yerleştirir. DHI yönteminde ise kökleri yerleştirmek için özel bir alet kullanır ve DHI ekiminde kanal açılmaz.

Ekim yapılan saçlar çok önemli bir hastalık(kanser gibi) yada kaza gibi kafadan büyük yaralar almadıkça ve kişinin ense saçları dökülmedikçe ekim yapılan saçlar dökülmez.

Uyarı: Sayfamızın içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, teşhis ve tedavi için hekiminize başvurunuz.

Saç Dökülmesi Sorununa Ücretsiz Çözüm!

Tüm hakları saklıdır © clinicscala.com

Scala Clinic
Çevrimiçi

Scala Clinic

Saç Ekimi hakkında merak ettiklerinizi aşağıdaki WhatsApp Sohbet butonuna tıklayarak sorabilirsiniz.

01:22